sac ekimi sonrasi nasil hissedersiniz

Saç Ekimi Sonrası Nasıl Hissedersiniz?

Saç ekimi sonrası süreç birçok kişiyi endişelendiren bir süreçtir. Bu süreçte de normalden farklı hissetmek elbette mümkün. İyileşme sürecinde uzman doktorunuzun vereceği tavsiyelere uymak bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, tedaviden sonra birkaç gün uykulu hissetmeniz mümkündür.

Saç Ekimi Dönemi Sonrası

Saç ekimi sonrası ağrı, yaygın bir yan etki olarak kabul edilir. Bu durum saç ekimi işleminden sonra sadece 7 gün sürer. Bu süreçte doktorunuz tarafından size verilen ilaçları kullanırsanız ağrılarınız hafifleyebilir. Ancak ekimden sonra dayanılmaz ağrı ve acı hissetmek mümkün değildir.

Özellikle FUE veya DHI saç ekimi tekniklerinde ağrı ve ağrı oranı çok düşüktür. İyileşme sürecinin ardından 3 – 4 gün kadar süren ağrı şiddet içermez ve günlük hayatınızı çok fazla etkilemez.

Söz konusu saç ekimi işleminden sonraki 21 gün içerisinde uyuşukluk hissi bu zamana kadar devam edebilir. Lokal anestezi ile yapılan nakil tedavilerinden sonra bir süre uyuşukluk hissi görülebilir. Bu his aslında en fazla 7 – 10 gün sürerken iyileşme döneminin ilk ayına kadar devam edebilir. Tabii ki uzun süre devam eden uyuşukluk hissinin yoğunluğu çok yoğun değildir.

Saç Ekimi Sonrası Dönemde Yapılması Gerekenler

Nakil tedavisi sonrasında daha rahat bir iyileşme süreci için doktorunuzu dinlemelisiniz. Size verilen ilaçları düzenli kullanarak uyuşukluk ve ağrılardan daha kısa sürede kurtulabilirsiniz. Aynı şekilde ekim yapılan bölgeyi de koruyarak olası bir komplikasyonun önüne geçmiş olursunuz.

dhi sac ekimi fue den daha az agrili midir

DHI Saç Ekimi FUE’den Daha Az Ağrılı Mıdır?

DHI saç ekimi son yılların popüler saç ekimi tekniklerinden biridir. Aslında FUE tekniğine oldukça benzeyen bu tekniğin kendine has farklı uygulama şekilleri vardır. DHI saç ekimi, özel bir teknolojik alet kullanılarak yapılan bir ekim yöntemidir. Hem FUE hem de DHI hakkında en çok sorulan sorulardan biri hangisinin daha acısız olduğudur.

DHI Saç Ekimi vs. FUE Saç Ekimi

DHI saç ekimi de tıpkı FUE yöntemi gibi greft alınarak yapılan bir tedavi yöntemidir. FUE tekniğinde ekim için kanal açılması gerekirken DHI yönteminde açılmaz. DHI, Choi implanter adı verilen özel bir kalem yardımıyla uygulanan bir yöntemdir. Choi kalemi, kanal açmaya gerek kalmadan saç köklerinin ekim bölgesine koyulmasını sağlar.

Türkiye’de DHI saç ekimi seçenekleri arasında DHI yöntemi dikkat çekici bir tedavidir. FUE yöntemine göre daha hızlı sonuç veren DHI, daha uzun seanslar sürebilen bir tedavi yöntemine sahiptir. Ancak FUE tekniği ile yapılan ekim tedavisinde kanalın açılmasını beklerken DHI yönteminde beklemeye gerek yoktur.

DHI, FUE’den Daha Az Ağrılı mı?

DHI saç ekimi, kanama oranı neredeyse sıfır olan bir ekim tedavi yöntemidir. FUE tekniğinde kanallarda kanama görülmesi oldukça normaldir. Ancak DHI söz konusu olduğunda ağrı ve kanama oranının oldukça düşük olduğu söylenebilir.

DHI yönteminin iyileşme süresi de FUE tekniğine göre çok kısadır. DHI tekniğinin tek dezavantajı FUE yöntemine göre daha maliyetli olmasıdır. Bunun nedeni tedavide kullanılan özel kalemdir.

sac ekimi sonrasi sac bakimi nasil olmalidir

Saç Ekimi Sonrası Saç Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Saç ekimi sonrası süreç iyileşme süreci olarak da adlandırılır. Bu süreçte uzman doktorun önerdiği her şeye harfiyen uyulması önemlidir. Saç ekimi sonrası saçların bir an önce çıkması için yapabileceğiniz bazı işlemler vardır. Ancak tedavi sonrası süreci doğal haline bırakmak en doğru karar olacaktır.
Saç ekimi sonrası sürece yardımcı olmak ve saçların kısa sürede uzamasını sağlamak için tavsiyelere uymak yeterlidir. Bu süreçte bir an önce gür saçlara sahip olmak için yapmanız gerekenleri bu yazımızda bulabilirsiniz.

Saç Ekimi Sonrası Saç Uzaması

Saç ekimi sonrası süreçte saçların çıkmasını sağlamak için öncelikle doktorunuzu dinlemelisiniz. Bu süreçte sizi en iyi tanıyan kişi elbette uzman doktorunuz olacaktır. Bu nedenle doktorunuz saçınızın ne kadar uzayacağını bilebilir. Ancak ekim tedavisi sonrasında bazı detaylara dikkat ederek iyileşme süresini kısaltabilirsiniz.
Aşağıda verilen tavsiyelere uyarak saç uzamasını hızlandırmak mümkündür. Ancak bu önerileri uygulamadan önce mutlaka uzman hekiminize danışmalısınız. Saç ekimi sonrası rahat bir süreç geçirebilmek için saç büyümesi ile ilgili verilen her tavsiyeyi ezberlememelisiniz.

Saç Ekimi Sonrası Diyet

Saç ekimi sonrası süreçte en önemli noktalardan biri beslenmedir. Özellikle saç ekimi işleminden sonraki 7 gün boyunca yediklerinize ve içtiklerinize dikkat etmelisiniz. Bu süreçte öğle ve akşam yemeklerinize tavuk, balık, yumurta gibi protein destekli besinler eklemeniz önerilir. Bu sayede ekim tedavisi sonrası saç çıkış hızınızı artırmış olursunuz.
Aynı şekilde yeme içme saatlerinizi de bir süre düzenlemeniz faydalı olacaktır. Gün içerisinde öğün atlamadan sağlıklı beslenmeye dikkat etmeniz gerekiyor. Böylece saç ekimi sonrası süreci daha kolay atlatabilirsiniz. Aynı şekilde saç uzama hızını da önemli ölçüde artıracaksınız.

Zararlı Alışkanlıklara Veda

Söz konusu saç ekimi işleminden 2 hafta sonra, zararlı alışkanlıklara veda etme zamanı gelmiştir. Alkol ve sigara tüketimini en aza indirerek iyileşme sürecine yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca saç uzama hızını arttırma şansınız da var. Alkol, sigara ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar tedavinin olumsuz sonuçlarına bile yol açabilen alışkanlıklardır.
Ayrıca saç ekimi tedavisi için sigara ve alkolü azaltmanız sizden istenen bir kuraldır. Bu kuralı iyileşme döneminde de uygulamalısınız.

Vitamin ve Mineral Takviyesi

Saç ekimi işleminden sonraki 4 gün ve sonrasında bazı vitamin ve mineral takviyeleri almaya devam etmelisiniz. Saç ekimi tedavisini daha önce yapmış olan uzman doktorunuz size ayrıca bazı vitamin ve mineraller de verecektir. Ayrıca size her gün verilen takviyeleri kullanarak saç büyüme oranını önemli ölçüde artırmış olabilirsiniz.
Vitamin ve mineral takviyeleri sayesinde tedavi sonrası iyileşme hızınızı arttırma şansınız vardır. Bu sayede iyileşme döneminin zorluklarını çok fazla hissetmezsiniz. Hem vücudunuz hem de saçlarınız için önemli olan takviyeler, fiziksel sağlığınıza oldukça olumlu etki yapacaktır.

Stresten Kaçınmak

Saç ekimi sonrası süreçte stresin etkisi yadsınamaz derecede önemlidir. Bu süreçte mümkün olduğunca normal bir yaşam sürmeye özen göstermeniz gerekiyor. Stresli bir iyileşme süreci, tedavinin olumsuz sonuçları olabileceği anlamına gelir. Aynı şekilde saçlarınızın bir an önce uzamasını istiyorsanız da elinizden geldiğince stresten uzak durmaya çalışmalısınız. Ortalama 2 ay boyunca hayatınızda stres yaratacak detayları bir kenara atmaya çalışabilirsiniz.

Her Tavsiyeye Uymaya Çalışmamak

Saç ekimi sonrası süreç için birçok öneri verilebilir. İnternette özellikle saçların hızlı uzamasıyla ilgili çok fazla bilgi kirliliği var. Her şeyden önce, okuduğunuz her tavsiyeyi uygulamaya çalışmamalısınız. Bu konuda uzman olduğunu iddia eden kişilerin verdiği bitkisel kürleri uygulamadan önce doktorunuza danışmanız önerilir.
Saç ekimi sonrası süreci daha kolay atlatmak ve saç çıkış hızını artırmak için doktorunuzu dinlemeniz yeterlidir. Uzmanlar tarafından size tavsiye edilmeyen şampuan, krem gibi ürünleri kullanmamalısınız.

sac ekimi icin en iyi yas nedir

Saç Ekimi İçin En İyi Yaş Nedir?

Saç ekimi için en iyi yaş bilgisine ulaşmak için yazımızda verdiğimiz detaylara göz atabilirsiniz. Saç ekimi tedavisi, saç dökülmesi ve kellikle mücadelede en etkili yöntemdir. Günümüzde oldukça popüler olan bu tedavi yöntemi, saç dökülmesi sorunu yaşayan uygun kişilere uygulanabilir. Saç ekimi tedavisine uygun olup olmadığınızı bilmek için elbette birçok test yapılması gerekir.

Saç ekimi için en uygun yaş bilgisinin alınabilmesi için hem testlere hem de cinsiyete göre hareket edilmesi doğru olacaktır. Bu yazımızda saç ekimi için en uygun yaş hakkında bilmeniz gerekenleri derlemek istedik.

Saç Ekimi İçin En İyi Yaş

Saç ekimi için en uygun yaş genellikle 20 ile 65 yaş arası kabul edilir. Saç ekimi yöntemi, bu yaşlarda oluşan saç dökülmesi, kellik gibi durumların tedavisinde kullanılabilir. Saç ekimi yaşı elbette tedaviye başlamak için kullanılan tek kriter değildir. Hastaya yapılan kan tahlillerinin de pozitif çıkması saç ekimi tedavisi için çok önemlidir.

Ancak 20 ile 65 yaş arasındaki kadın ve erkeklere saç ekimi tedavisi uygulamak mümkündür. Saç ekimi için en uygun yaş da kadından erkeğe farklılık gösterebilir. Bu konuda erkeklerde başarı oranı daha yüksek iken, yaşlı kadınlarda başarı oranı daha düşüktür.

Bu yazımızda sizler için saç ekimi için en uygun yaşa eşlik eden faktörleri listelemek istedik. Saç ekimi için en uygun yaş hakkında bilmeniz gereken bazı önemli detaylar:

Saç Ekimi İçin En İyi Yaş: Genç Yaşlarda Saç Ekimi Tedavisi

26 yaşında saç ekimi çok yüksek bir başarı oranı ile tedavi olarak kabul edilir. Genç yaşta görülen saç dökülmesi problemlerinin tedavisinde saç ekimi yöntemi tercih edilmelidir. Genç yaşta alınan nakil tedavisinin başarı oranı da oldukça yüksektir. Her şey yolunda giderse genç yaşta saç ekimi tedavisinin %90-95 oranında başarılı olduğu söylenebilir.

30 yaşında saç ekimi de oldukça etkili bir kriter olarak kabul edilir. 40 yaşından sonra saç dökülmesi sorununun yavaşladığı göz önüne alındığında 40 yaşına kadar tedavi yapılmalıdır. Saç ekimi için en uygun yaş 20-40 yaş arası baz alınmalıdır.

Genç yaşta saç ekimi tedavisinden faydalanılırken DHI veya FUE saç ekimi tekniklerinden biri tercih edilebilir. Her iki teknik de genç yaşta uygulanan saç ekimi tedavisi için çok uygundur.

Saç Ekimi İçin En İyi Yaş: Orta Yaş Sonrası Saç Ekimi Tedavisi

Saç ekimi dönemi için en uygun yaş söz konusu olduğunda bu döneme orta yaş dönemini de ekleyebiliriz. Daha önce de belirttiğimiz gibi 40-65 yaş arasında yapılan saç ekimi tedavilerinin başarı oranı yüksektir. Bu yaşların tedavisinde uygulanan yöntemler de FUE veya DHI saç ekimi yöntemlerinden biridir.

Saç ekimi için en uygun yaş da orta yaşla ilişkilendirilir ve yaşlılığa kadar olan dönemi kapsar. 40 yaşına kadar saç dökülmesinin tamamlandığı düşünülürse bu tedavinin etkili olacağı bir gerçektir. Genç yaşta görülen saç dökülmesine uygulanan tedavi başarı oranı açısından yüksek olsa da dökülme tamamlandıktan sonra uygulanan tedavi de önemlidir.

Saç ekimi için en uygun yaş, kısaca 20’li yaşların başı ile 65 yaş arasındaki döneme verilen bir tanımdır. Bu yaşta alınan tedavinin gelecekte de etkili olacağı garanti edilebilir. Elbette bu süreçteki bazı genetik faktörler veya komplikasyonlar da tedavinin başarısını etkileyebilir.

Saç Ekimi İçin En Kötü Yaş: Yaşlılar için Saç Ekim Tedavisi

Saç ekimi için en uygun yaş 20-65 yaş arası olarak kabul edildiğinden 65 yaşından sonrasını kapsamaz. 65 yaşından sonra uygulanacak tedavi için farklı testlerin de yapılması gerekir. Yaşlı olarak kabul edilen bireylerin çoğunun tedaviye uygun olmadığı da bir gerçektir. Bu nedenle 65 yaşından sonra uygulanan tedavinin başarı oranının oldukça düşük olduğu söylenebilir.

fue mi dhi mi hangisi daha az agrili bir islem

FUE mi DHI mı? Hangisi daha az ağrılı bir işlem?

DHI saç ekimi son yılların popüler saç ekimi tekniklerinden biridir. Aslında FUE tekniğine oldukça benzeyen bu tekniğin kendine göre farklı uygulama şekilleri vardır. DHI saç ekimi, özel bir teknolojik alet kullanılarak yapılan bir ekim yöntemidir. Hem FUE hem de DHI hakkında en çok sorulan sorulardan biri hangisinin daha acısız olduğudur.

DHI Saç Ekimi vs. FUE Saç Ekimi

DHI saç ekimi de tıpkı FUE yöntemi gibi greft alınarak yapılan bir tedavi yöntemidir. FUE tekniğinde ekim için kanal açılması gerekirken DHI yönteminde açılmaz. DHI, Choi implanter adı verilen özel bir kalem yardımıyla uygulanan bir yöntemdir. Choi kalemi, kanal açmaya gerek kalmadan saç köklerinin ekim bölgesine kökün koyulmasını sağlar.

Türkiye’de DHI saç ekimi seçenekleri arasında DHI yöntemi dikkat çekici bir tedavidir. FUE yöntemine göre daha hızlı sonuç veren DHI, daha uzun seanslar sürebilen bir tedavi yöntemine sahiptir. Ancak FUE tekniği ile yapılan ekim tedavisinde kanalın açılmasını beklerken DHI yönteminde beklemeye gerek yoktur.

DHI, FUE’den Daha mı Az Ağrılı?

DHI saç ekimi, kanama oranı neredeyse sıfır olan bir ekim tedavi yöntemidir. FUE tekniğinde kanallarda kanama görülmesi oldukça normaldir. Ancak DHI söz konusu olduğunda ağrı ve kanama oranının oldukça düşük olduğu söylenebilir. ABD saç ekimi seçenekleri arasında da yer alan DHI yöntemi, dünyanın en popüler ekim tekniklerinden biri haline gelmiştir.

DHI yönteminin iyileşme süresi de FUE tekniğine göre çok kısadır. DHI tekniğinin tek dezavantajı FUE yöntemine göre daha maliyetli olmasıdır. Bunun nedeni tedavide kullanılan özel kalemdir.

sac ekimi hakkında ne biliyorsunuz

Saç Ekimi Hakkında Ne Biliyorsunuz?

Saç ekimi hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen saç dökülmesi ve kellik gibi sorunlara çözümdür. Direkt ekim yöntemi ile uygulanan bu tedavide saç dökülmesi ve kellik ile mücadele edilir. Günümüzde oldukça yaygın olan bu yöntem her zaman uzman hekimler tarafından uygulanmaktadır. Klinik ortamında yapılan ekim işlemi hakkında merak ettiklerinizi bu yazımızda öğrenebilirsiniz.

Saç Ekimi Nedir?

Saç ekimi, saç dökülmesi problemlerinin en yaygın çözümlerinden biridir. Hem erkeklerde hem de kadınlarda görülen saç dökülmesi, kellik gibi sorunlar ekim ile çözülebilir. Ekim işlemlerinde genellikle enseden alınan sağlıklı saç kökleri kullanılır. Sağlıklı köklerin ekimi sayesinde kellik, saç dökülmesi gibi problemlere veda etmek mümkündür.

Saç ekimi kendi içerisinde iki farklı gruba ayrılmaktadır. Bu iki grup, nakil işleminde uygulanan yöntemleri anlatmaktadır. FUE saç ekimi en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Aynı şekilde DHI saç ekimi yöntemi de öne çıkan bir diğer yöntemdir.

FUE tekniği daha geniş bir alana uygulanabilir. DHI tekniği çok geniş bir alana uygulanmasa da daha teknolojik bir tekniktir. Her iki teknik de saç dökülmesine ve kelliğe karşı olumlu sonuçlar sunacaktır.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Nakil işlemlerinde enseden veya kulak arkası bölgesinden greft adı verilen donör doku alınır. Greft, belirli miktarda saç kökü ve deri içeren bir dokudur. Greft çıkarma ve yerleştirme sırasında kişiye mutlaka anestezi uygulanır. Bu tamamen ağrısız ve acısız bir operasyon sunar. Greft yerleştirme işleminden sonra ekim yapılacak bölgeye tek tek müdahale edilir. Bu doğal bir saç görünümü sağlayacaktır.

sac ekiminde dogru teknik nasıl belirlenir

Saç Ekiminde Doğru Teknik Nasıl Belirlenir?

Saç ekimi yaptırmadan önce sorulması gereken bazı sorular vardır. Bu sorular sayesinde yapılacak işlem hakkında daha detaylı bilgilere sahip olacak ve böylece aklınızdaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırabileceksiniz. Sorduğunuz soruların cevapları saç ekimi yaptırıp yaptırmama kararınızı büyük ölçüde etkileyecektir. Bu nedenle doğru soruları belirlemeniz çok önemlidir. Peki, saç ekiminde doğru teknik nasıl belirlenir?

Saç ekimi önemli bir işlemdir ve asla basitleştirilmemelidir. Günümüzde kullanılan yöntemler gelişmiş ve başarılı sonuçlar verse de bu işlemin cerrahi bir operasyon olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle prosedür hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız ve buna göre kararınızı vermeniz daha doğru olacaktır.

Saç ekiminde doğru teknik, ihtiyaçlara ve bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre zamanla gelişen farklı teknikler kullanılarak yapılır. Bu teknikler Saç Ekiminin sonucunu doğrudan etkiler.

FUE Safir Saç Ekimi

FUE Safir saç ekimi yöntemi, geleneksel FUE’nin yenilikçi ve gelişmiş bir versiyonudur. FUE Sair saç ekim tekniği, cildinizden tek tek saç köklerinin alınarak vücudunuzun saçın inceldiği veya olmadığı başka bir yerine taşınmasıyla yapılan bir saç ekimi türüdür.

Bununla birlikte, Safir FUE tekniğine uygunluk hakkında bir fikir oluşturmaya yardımcı olacak bazı genel yönergeleri aşağıda listeledik:

  • FUE Safir saç ekimi tekniği ile tedavi edilebilecek saç dökülme türleri şunlardır: Travma veya yanmaya bağlı saç dökülmesi, erkek tipi kellik ve travmatik saç kaybı.
  • FUE Safir tekniği ile ekilecek saç kökü, hastanın iki kulak arası dediğimiz donör kısmından alınır. Bu nedenle, donör bölgenin belirli bir saç büyüme yoğunluğuna sahip olması esastır. İki kulak arasında boynun hemen üzerinde bu gerekli yoğunluk bulunmazsa; Sakaldan greftler alınır ve bu yetersizse göğüs kılları kullanılabilir.
  • 18 yaş ve üstü hastalar FUE Safir ile saç ekimi yaptırabilir.
  • Bu teknik nispeten az saç dökülmesi yaşayan hastalara uygulanabileceği gibi mevcut saçlarının büyük bir kısmını kaybetmiş hastalara da uygulanabilir.

DHI Saç Ekimi (Direkt Saç Ekimi)

DHI saç ekimi, kalem tekniği olarak da bilinen bir saç ekim işlemidir. En dikkat çekici avantajlarından biri de saç ekimi planlanan bölgenin tıraş edilmesine gerek olmamasıdır. DHI Saç Ekimi, saç ekiminde en yaygın sistem olarak bilinir. DHI saç ekimi ile kökler birbirine daha yakın ekilebilir. Sonuç olarak ekim sonrası görünüm doğallığa yakın olacaktır. DHI saç ekim tekniğine uygunluk hakkında bir fikir oluşturmaya yardımcı olacak bazı genel yönergeleri aşağıda listeledik

  • Daha kalın saçlara sahip olan kişiler, genellikle daha ince saçlı kişilere nispeten göre daha iyi sonuç alırlar. Daha kalın saçlar, her bir saç köküne daha fazla koruma sağlar.
  • Açık renkli veya ten rengine yakın olan saç rengine sahip kişiler genellikle en iyi sonuçları alırlar.
  • Gerçekçi beklentileri olan insanlar, sonuçlarından büyük olasılıkla memnun kalacaklardır.
  • Saç yoğunluğu daha az olan hastalar saç ekimi için zayıf adaylar olarak kabul edilir.
  • Saç köklerinin varlığını sürdürme olasılığı daha fazladır.
  • Cerrahi işlemden sonra tedavi süresi kısadır.
  • Hiçbir iz veya kesik kalmaz.
  • Hasta çok kısa bir süre içinde normal aktivitelerine dönebilir.
  • DHI mevcut saçlara zarar vermez.

DHI ve FUE Arasındaki Fark Nedir?

DHI ile FUE arasındaki temel fark, greftlerin alıcı alana yerleştirme şeklidir. FUE saç ekimi sırasında, ekim işleminden önce kanalların açılması gerekir, bu da cerrahın çıkarılan greftleri manuel olarak yerleştirmesine izin verir.

DHI ise Choi İmplanter Pen olarak bilinen uzman bir aletten yararlanmaktadır. Bu, ekim aşamasından önce greftler için kanal açmaya gerek kalmadan, alım işleminden hemen sonra gerçekleşmesini sağlar.

Bana Uygun Saç Ekimi Tekniği Hangisi?

Artık bu iki saç ekim tekniğinin ne olduğuna dair temel bir anlayışa sahip olduğumuza göre, bir sonraki sorunuz “benim için saç ekiminde doğru teknik nasıl belirlenir?” olabilir.

Hastalar hangi saç ekimi tekniğini yaptırmaya uygun olup olmadıklarını önceden bilmek isterler. Her bir özel durumda uygulanacak tekniğin doğru kararı, ilgili doktorun görüşmesi sırasında verilir.

Saç ekimi yaptıran hastalarla önceden tanışmak ve yorumlarını öğrenmek saç ekimi ile ilgili merak edilenlere ilk elden cevaplar almanıza yardımcı olacaktır. Bu nedenle bu fırsatı olabildiğince kullanın. Aklınızdaki tüm soruları sorun. Sizin için en doğru kararı doktorunuz verecektir.

şok dökülme süreci nedir?

Şok Dökülme Süreci Nedir?

Saç ekimi yaptıran kişiler işlemden sonra hassas bir dönem geçirebilir. Bu doğal ruh halinin sebepleri saçlarının görünüm için en önemli yer olması, kısa bir zaman önce cerrahi işlem geçirmiş olmaları, ekilen saç köklerinin hassas olması ve tabi ki iyi bir sonuç istemeleridir. Bu süreçte klinik, doğru bilgi vererek hastasını doğru şekilde yönlendirmelidir.

Cerrahi işlemden sonra önemli bir süreç başlar. Ekim işlemi kadar önemli olan bu süreçte hasta, doğru şekilde yönlendirilmelidir. Beslenme sürecinden kullandığı destek ürünlere, kafasını nasıl yıkayacağından hangi aktiviteleri yapıp yapamayacağına kadar tüm detaylarla ilgili bilgilendirilen bir kişi, stres ve gerginlikten uzak bir işlem sonrası süreç geçirir ve bu da sonucu olumlu bir şekilde etkiler.

İşlemden sonra yaşanan şok dökülme süreci hastaları tedirgin edebilmektedir. Fakat bu, gayet normal ve beklenen bir durumdur. Aksine, bu dökülmenin yaşanmadığı durumlar anormal olarak görülebilir. Ancak burada anormal olan şey bir olumsuzluk değildir. Çünkü şok dökülme durumu, yeni ekilen saçların o bölgeye uyum sağlamaya çalışırken saç kökünden gerekli beslenmeyi alamaması sonucu dökülmesi durumudur.

ŞOK DÖKÜLME NEDEN YAŞANIR?

Yeni ekilen saçlar, ekilen bölgeye uyum sağlamaya çalışırken saç kökünden yeteri kadar beslenemezlerse vücudun bir reaksiyonu olarak dökülürler ve tekrar çıkarlar. Saç kökünün gücü, derinin gücü ve kan dolaşımının hızı dökülmeye neden olan etkenlerdir. Yaşı daha genç ve vücudu daha güçlü hastalarda bu durumun görülmediği olur. Anormal olan durum bu durumun görülmemesidir. Şok dökülme yaşayan kişiler paniğe kapılmamalı, yine de konu ile ilgili soruları varsa bunları sağlık danışmanı ile paylaşmalıdır. Çünkü stres, yeni yerlerine alışmaya çalışan saçlar için hiç iyi bir durum değildir.

saç dökülmesinin nedenleri

Saç Dökülmesinin Nedenleri

Saç dökülmesi mevsimsel değişiklikler, stres, demir eksikliği, hormonal bozukluklar nedeniyle meydana gelebilir.

Neden dökülür?

Her saç telinin bir yaşam döngüsü vardır. Her saç teli 4- 6 yıl yaşar ve daha sonra da dökülür. Saçların bu şekilde dökülmesi son derece doğal bir süreçtir ve günde 50-100 tel saç dökülmesi normal kabul edilir. Eğer bu sayıdan daha fazla dökülüyorsa, banyo yaparken ele gelen saç miktarı artmışsa ya da yıkanmış kurulanmış saçı elle çektiğimizde elimize 3-5 adet saç teli geliyorsa bu durumun ciddiye alınması gerekir. Saç dökülmesinin çok farklı nedenleri olabilir.

Genetik Faktörler

Genetik faktörlerle oluşan saç dökülmesi genellikle erkeklerde görülür. Bu durum kroniktir. Yaş ilerledikçe kellik durumu da ilerler. Erken yaşta kullanılan destekleyicisi ürünler ve PRP tedavileri sadece süreci uzatır. Genellikle erkeklerde görülen bu tip saç dökülmesi, son yıllarda kadınlarda da artış göstermektedir. Bunun başlıca sebepleri stres, dengesiz beslenme ve hormonal problemlerdir.

Deri Hastalıkları ve Problemleri

Saç kökleri deriye tutunduğundan deri hastalıkları saç dökülmesine yol açabilir. Sedef hastalığı, egzamalar, akne, liken hastalığı, aşırı yağlanan deri, mantar hastalıkları gibi hastalıklar saç tellerini etkilerse saç dökülmesi kaçınılmaz olur. Bu durumda deri hastalığının tedavisi saç dökülmesine de engel olabilir.

Beslenme Alışkanlıkları

Saç, canlı bir organdır ve dengeli ve düzenli beslenmek zorundadır. Bu nedenle dengesiz ve sağlıksız beslenmek, yoğun karbonhidrat tüketmek saçları yeterince besleyememek anlamına gelir. Bu sebepten yaşanacak saç dökülmesinin önüne geçebilmek için sağlıklı bir beslenme düzenine geçilmelidir.

Mineral ve Vitamin Eksikliği

B12, D vitamini, folik asit, biotin, çinko, demir gibi vitamin ve mineral değerleri düşükse saç beslenemez ve dökülür. Bu vitamin ve minerallerin vücudunuzdaki durumunu görebilmek için gerekli tahlilleri yaptırıp ona göre takviye almak doğru olacaktır.

Hormonal Sorunlar ve İç Hastalıkları

Eğer kişide hormonal problemler varsa, adet gecikmeleri ya da düzensizlikleri, tüylenmede artış, akne, hızlı kilo alma gibi sıkıntılar yaşıyorsa ve bu bulgulara saç dökülmesi eklenmişse bu kez hormonal saç dökülmesinden bahsedilebilir. Bununla birlikte bazı iç hastalıkları ve buna bağlı kullanılan ilaçlar saç dökülmesine neden olan başka bir nedendir. Bunların tespit edilmesi ve önüne geçilmesi için bir uzmandan destek almak gerekmektedir.

Kozmetik Etkenler

Saçları çok sıkı bağlamak, fön makinası ile aşırı ısıya maruz bırakılan saçlar, renk açmak için kullanılan boyalar ve açıcılar, düzleştirmek için kullanılan yöntemler saçlara zarar verir ve dökülmeye yol açabilir. Bunları yapmaktan vazgeçmek ve takviye ürünler almak saç dökülmesini engelleyebilir.

Stres

Aşırı stres her hastalığa sebep olabileceği gibi saç dökülmesine de neden olur. Saçlar canlı organlar olduğu için vücudunuzda yaşanan her şeye reaksiyon verebilirler. Böyle bir sorun yaşıyorsanız destek almanız hem ruh sağlığınız hem de saçlarınızın sağlığınız için çok faydalı olacaktır.

Tüm bunların dışında yaşanan iki tip saç dökülmesi vardır;

Birincisi doğum sonrası yaşanan saç dökülmesi. Normalde hamilelik döneminde dökülmesi gereken saçlar, doğumdan sonra birden dökülür. Pospartum dökülme olarak adlandırılan bu durum, alınacak takviyelerle artmadan durdurulabilir. İkincisi ise kemoterapi gören hastalarda yaşanan saç dökülmesidir.

saç ekimi öncesi sonrası fotoğrafları

Saç Ekimi Öncesi/Sonrası Fotoğraflar Güvenilir Midir?

Cerrahlar, uzmanlıklarını ve sonuçlarını sergilemek için genellikle yeni müşterilere öncesi ve sonrası fotoğraflarında gösterir. Peki, insanlar bu fotoğrafların anlattığı hikâyelere ne kadar güveniyor? Öncesi/Sonrası Fotoğrafları Güvenilir Midir? Beklediğiniz kadar değil.

Saç Ekim Öncesi ve sonrası fotoğrafları artık insanlara güven vermediği gibi aksine güvensizlik duygusu yaratmaktadır.

Sosyal medya ve haberlerin ve geçmişte yaşanan kötü kullanıcı deneyimi olan reklamların bu izlenimi yaratmasında çok büyük emeği var. Ancak cerrahi bir operasyon sürecinde öncesi ve sonrası fotoğraflar tehlikeli olabilmektedir.

Başarılı işleri belgelemek isteyen klinikler olacaktır. Ama başka kliniklerin yaptığı operasyonları sahiplenecek ya da işlem yapma yetkisi bile olmayan kişiler bunu kullanacaktır. Sadece fotoğraflara bakarak karar vermeyin.

Güvenilir Öncesi/Sonrası Fotoğrafları Nasıl Olmalıdır?

Büyük bir ihtimalle internet, sosyal medya, haberler gibi görsel iletişim yapan kanallarda öncesi ve sonrası paylaşımı görmüşsünüzdür. Peki, saç ekimi öncesi/sonrası fotoğrafları güvenilir midir?

Tüm fotoğraflar sahte değildir. Ama dikkatli olmalısınız. Fotoğraflar içerisinde gösterilmek isteyen bir detay saklanmış olabilir. Fotoğraf üst düzey tasarım programları ile değiştirilmiş olabilir. Bu detaylardan fark etmeniz için 5 kolay adım vardır.

Yüksek Çözünürlük

Fotoğraflar yüksek çözünürlükte olmalıdır. Genel olarak, bir görüntünün çözünürlüğü ne kadar iyi olursa, o kadar fazla ayrıntı yakalanır ve görüntü o kadar net olur. Düşük çözünürlüklü görüntüler daha az bilgiye sahiptir ve pürüzlü ve bulanık yazdırır. İnsanlar fotoğraflara baktığında netlik görmelidir.

Boyut

Fotoğrafların boyutu kesinlikle aynı olmalıdır. İlk önce yüksek çözünürlük ile çekilen bir fotoğraf sonradan boyutları küçülterek detayları azaltmayı amaçlayabilir. Kliniklerinizden bu fotoğrafların dosyaları isteyin ve kontrol edin.

Tam Olarak Aynı Yerde

Tüm fotoğrafların tutarlı olması gerekir. Öncesinde çekilen fotoğraf ile sonrasında çekilen fotoğraf aynı ortamda olmalıdır. En önemlisi kamera uzaklığı, ilk fotoğraf ve son fotoğraf yakın ölçülerde iken fotoğraflar çekilmelidir. Ayrınca arkada fonda düz bir renk olmamasına gerektiğini unutmayın

Tutarlı Aydınlatma

Aydınlatma, fotoğrafçılık için en önemli şeylerden biridir. Zayıf aydınlatmayla ile görünmesini istenmeyen detaylar kapatılabilir. Zayıf aydınlatmayla potansiyel hastalar yapılan harika işi nasıl görecek?

Fotoğrafların Aynı Açıda Olduğundan Emin Olun

Fotoğraf ve fotoğrafta belirtilmek istenen detay öncesinde neyse sonrasında da aynı olmalıdır. Her fotoğraf için tam olarak aynı açıda fotoğraf öncesi ve çekilme açılarına dikkat edin.

Öncesi/Sonrası fotoğraflarına incelerken, fotoğrafın yüksek çözünürlüğü olması, fotoğrafın tam olarak aynı yerde çekilmesi, tutarlı ve ilk fotoğraf ile aynı aydınlatma değerine sahip olmalı ve kesinlikle fotoğrafların açıları aynı olmalıdır.

Öncesi Ve Sonrası Fotoğraflarına Alternatif – Videolar

Videolar, fotoğraflara göre daha gerçekçi ve nispeten size daha fazla bilgi verir. Görsel olarak görmek istediğiniz değişimleri canlı olarak görebilirsiniz. Videolar yüksek çözünürlükte ve tutarlı bir aydınlatma ile olmalıdır. Video içerisinde bulunan müşteri yorumu ile daha fazla bilgi alabilirsiniz.

Hizmetlerin özelliklerini ve faydalarını açıklamak için videolar artık bir vazgeçilmezdir.

Hasta Yorumları Fotoğraflardan Daha Güvenilir

İnsanlar çevrimiçi incelemelere, fotoğraflara göre daha çok güveniyor. İnsanlar karar vermeden önce bir hizmetin derecelendirmesini ve geri bildirimleri dikkate alır.

Şüphesiz geçmişte yaşanmış bir geri bildirim bugün için size ipuçları verebilir. Bu nedenle, hasta incelemelerinin tıbbi uygularda için sosyal kanıt sağlamaktadır.

Hasta deneyimini anlamanın en iyi yolu hastaların kendilerinden gelen geri bildirimlerdir. Randevu, planlama ve bekleme süresinden doktorun hastaya tavrı, titizliği, iletişim becerileri ve profesyonelliğine kadar her şey hakkında geri bildirimlerden yararlanabilirsiniz.

İnsanlar, sağlıklı müşterileri görürseniz, kliniği bir sağlık hizmeti sağlayıcısı olarak görme olasılığı çok daha yüksektir.